Roma Dönemi çeşmeleri içinde en bilineni, Ulus semtinde bir inşaat çalışması sırasında ortaya çıkartılmıştır.
Ulus Meydanı’nda İtalyan Mimar Giulio Mongeri tarafından tasarlanan ve yapımı 1929 yılında tamamlanan İş Bankası binasına, 1956 yılında ekleme yapılarak bina genişletilmiştir.
Binanın batı cephesi değiştirilmezken, doğu cephesine aslına uygun ekleme yapılmıştır.
Böylelikle başlangıçta doğu ve batı taraflarında eşit olan 5 dilimli simetrik cephe tasarımı, batıda 5, doğuda 9 olacak şekilde değişikliğe uğramıştır.
İş Bankası ek binasının inşaatı sırasında 1954 yılında temel kazısı yapılırken, Roma Dönemi’ne tarihlenen bazı yapı kalıntılarına rastlanmıştır.
Arkeolog Mahmut Akok tarafından yürütülen kazılar sırasında, kesme blok taşlarla inşa edilmiş, üzerinde kademeli bir tavanı olan, basamaklı bir kuyu inişi ortaya çıkarılmıştır.
İniş sonunda tünelin kemerli bir tonoz ile sonlandığı görülmüştür. Tonozun orta kısmında ise bir havalandırma bacasının olduğu anlaşılmıştır.
Bu kalıntıların Roma Dönemi’ne ait anıtsal bir çeşmeye (Nymphaeum) ait olabileceği belirtilmiştir (Kadıoğlu, Görkay, Mitchell, s.135).
Çeşmenin yerinin Julien Sütunu’nun (ori-jinal yerinin) 5 metre kadar batısında ol-duğu belirlenmiştir.
1934 yılında Julien Sütunu’nun yeri değiştirilirken yapının temelinden zafer tanrıçası Nike figürlü bir anta başlığı çıkartıldığı bilindiğinden, bu baş-lığın 1954 yılında aynı yerde ortaya çıkartı-lan çeşme ile bağlantılı olduğu anlaşılmıştır (Nike figürlü başlık günümüzde Augustus Tapınağı girişinde yerde durmaktadır).
Roma Dönemi’nde bu tür anıtsal çeşmelerin şehrin agorasına ya da sütunların, anıtların önüne yapıldığı bilinmektedir. Çeşmenin Roma İmparatorlarından Julianus (M.S. 361-363) ya da Augustus (M.Ö. 63-M.S.
14) dönemine yapılmış olduğu tahmin edilmektedir (Kadıoğlu, Görkay, Mitchell, s.139).
Kuşkusuz Roma Dönemi’nde Ankara’da yapılmış başka çeşmeler de olmalıdır. Ancak günümüze ulaşmamış olan bu yapılar hakkında bilgi bulunamamıştır. Nezih Fıratlı, bu çeşmelerden 2 tanesinin Augustus Tapınağı çevresinde olduğunu belirtmektedir. Bu çeşmelere ait izlere, tapınakta Türk Tarih Kurumu tarafından 1941 yılında yaptırılan kazılarda rastlanmıştır (Fıratlı, s.352).
Osmanlı Dönemi’nde Ankara Mahalle Çeşmeleri
Ulus’taki İş Bankası ile Maliye Bakanlığı arasındaki İş Bankası’nın ek binasının 1954 yılındaki temel kazısı sırasında, Vilayet Meydanı’na bakan tarafında 2-7,5 m aşağıda dış ölçüleriyle 15*23 m olan doğu-batı yönlü bir yapı kalıntısına rastlanılmıştır (Kadıoğlu ve Görkay, 2007).
Kalınlığı 2,5 m olan dış duvarlar düzgün bir biçimde kireç harcıyla örülmüş dayanıklı bir yapı görüntüsü vermektedir.
Zemin suyu ile -5,50 metrede karşılaşıldığından yapının temel kısımlarında kapsamlı bir araştırma yapılamamıştır.
Yapının orta kısmında, büyük kesme Ankara Taşı (andezit) bloklarla inşa edilmiş bir menfez (kuyu girişi) görülmüştür. 0,75 m genişliğindeki inişin basamaklı olduğu ve üstünde kademeli bir tavanın olduğu belirlenmiştir.
Agora’nın yakın çevresi ile Ana Cadde (Cardo Maximus) kenarındaki bu yapının konumu bakımından bir Nympheum (anıtsal çeşme) olması olasıdır.
Yapının düzgün kesme taş işçiliği, antik tiyatronun doğu analemma ve sahne binası duvarları ve Augustus Tapınağı duvar işçiliğiyle karşılaştırıldığında, ayrıca tiyatrodaki gibi andezit blokların kırlangıç kuyruğu demir kenetlerle birbirlerine bağlanmış ve etraflarına kurşun akıtılarak sabitlenmiş olmasıyla bu yapının Erken İmparatorluk Dönemi’ne tarihlenebilmesi olasıdır (Kadıoğlu ve Görkay, 2007).
Jülyen Sütunu yer değiştirme kazıları sırasında çıkarılan, günümüzde Augustus Tapınağı alanında bulunan, Nike figürlü bir anta başlığı bu yapıya ait olmalıdır (Kadıoğlu ve Görkay, 2007).