Adıyaman Ulu Cami hakkında
Kaynaklarda Abbasiler veya Selçuklular tarafından yaptırıldığına dair ifadeler olmakla birlikte, caminin ilk olarak Dulkadir Beyliği döneminde yapıldığı bilinmektedir. Camideki mevcut kitabeler 19-20.
yy.a ait olduğu için ilk yapının kim tarafından yaptırıldığına dair bir bilgi bulunmamaktadır.
Bir kısım araştırmacılar mabedin Dulkadirli hükümdarı Alaüddevle Bozkurd (1479-1515) Bey tarafından kurulduğunu ifade etmekte bir kısmı da Alaüddevle’nin oğlu Durak (Turak) Bey tarafından (1505-1515) inşa edildiğini belirtmektedir.
Caminin inşa edildikten sonra 19. yüzyıla kadar ne gibi onarımlar geçirdiği bilinmemektedir. Cami doğu girişinin üzerindeki 1 nolu kitabeye göre H.1248 (M.1832) onarım görmüştür.
2 ve 3 nolu kitabeye göre caminin 1860 yılında harap olan minaresi 1862 yılında yeni baştan yapılmıştır.
Ma’müratü’l-‘Azîz Salnamesine göre Adıyaman’ı etkileyen, 1890 yılında Erzincan merkezli; 1893 yılında Malatya merkezli 9 şiddetinde birer deprem meydana gelmiş, depremler sebebiyle cami ve minarenin tamamen yıkıldığı kaydedilmiş, 1895 yılında caminin onarımı bitirilmiş ve cami bugünkü şeklini almıştır.
Doğu ve güney cepheleri sokağa bakan cami, doğuya doğru meyilli bir arazi üzerine merkezi kubbeli planda inşa edilmiştir.
Tamamen beyaz renkli kesme taştan inşa edilen yapının içten duvarları sıvanmış olup, kuzeyinde küçük bir avlu, batısında yazlık mekân bulunmaktadır.
Harimin kuzeydoğu köşesinde yer alan minare; kare kaideli, sekizgen ve silindirik gövdeli, tek şerefeli ve konik külahlıdır. Kare harimli cami, merkezi kubbeli bir plana sahip olup, son cemaat yeri altı kemer gözlüdür.
Camide; beşi taşa, üçü ahşaba yazılmış sekiz adet kitabe bulunmakta, bunlar da doğu cephesinde yoğunlaşmaktadır. Girişlerin üzerinde üç kitabe boşluğu olup, bunlardan sadece doğu cepheninki yerinde durmaktadır.
Camide birkaç adet de dini ibareli hat yazısı yer almaktadır.
1. Doğu girişinin üzerindeki nişte yer alan, son mısrasında ebced ile H. 1248 (M.1832) tarihi düşürülmüş, sülüs hatlı on satırlık 1 nolu kitabenin metni şöyledir: “Üftâde hâk itdiği dem ra’şe-i devrân Bu mabedi …
gören cümle Müslüman Vakfında binâya yoğiken kîse-i kudret Tevfîkini yeri kalû ben Hazret-i Mennân İnşasına şeb-i rûz çalışdı her ihvân Sarf eyleyerek din yoluna nakd-ı firâvân Âvâze tekbîr çıkardı melekûta Sîr eyler idi sevkimize reşk ile havlan Hamd eyleyüb itmâmına Rüşdi didi târih Sa’y eyleyerek yerini cennât ide Rahmân.”
Kitabenin günümüz Türkçesine çevirisi şöyledir: “Aşık hak ettiği vakit dünyanın korkusunu, Bu mabedi gören tüm Müslümanlar … Vakfında binaya maddi gücü yokken, Bana ihsanı bol Allah’ın yardım yerini söylediler.
Her dost, gece gündüz inşasına çalıştı. Din yoluna çok paralarını sarf ettiler. Yüksek sesle ruhlar âlemine tekbir getirdi. Çevremize olan hasedimizi arzularımızı tok ederdi.
Şükredip tamamlanmasına Rüştü tarihini söyledi. Allah emeğimizin yerini cennet etsin.”
2. Kartuş içerisinde yan yana dörderli sekiz satırlık 2 nolu kitabe minarenin doğu cephesinde, kaş kemerli nişin alınlığında yer almaktadır.
Son mısraında ebced ile H.1277 1248 (M.1860) tarihi düşürülmüş olan kitabenin metni şöyledir: “Dil-i gışavet veş vîrân idi bu nahl-ı kadd-ı bâlâ Esasından yapıldı leyk hayli çileler çekdi Husûsen Hacı Monla hândân-ı belde vâr olsun Ki ânın sa’y ile itmamın meğer kilk-i kader çekdi.
Hüdâmız dâd ide ashâb hayrı sa’y îdüb herkes Keff-i mirân-ı hayra kudretince sîm u zer çekdi Didi itmâmına Arif ziyade bir güzel târîh Menâr-ı cami-i ekber şahâ-i bâlâya ser çekdi.”
Kitabenin günümüz Türkçesine çevirisi şöyledir: “Bu uzun boylu hurma ağacı (minare), gönül gözünün perdesi gibi harap idi Temelinden yapıldı. Fakat hayli çileler çekti. Özellikle beldenin neşesi Hacı Molla sağ olsun.
Meğer kader kalemini çekti. Ki onun çalışmalarıyla tamamlandı. Allah çalışan herkese ashab hayrı ihsan etsin. Beylerin hayır nimetleri gücünde gümüş ve altın para verdi.
Arif, tamamlanmasına artan bir güzellikte tarih dedi. Büyük caminin minaresi yüksek cömertlikte baş çekti.”
3. Minarenin doğusunda, girişin hemen üzerinde yer alan on altı satırlık 3 nolu kitabe sülüs hatlı kitabenin metni şöyledir: “Maşaallahü kane vema lem yeşe’lem yekün. Niçe ……………………………….. ……………………………..
Kıyam etdi çünkü eltafiler neşr … evkatı …………
bu minare eflake baş çekdi Bulub itmâmını hoş bu minare Masnû’ dilpezîr oldu serâser Harâb olmuş iken bünyâd-i aslı Yeniden oldu çün âbâda mazhar Kılub sa’yle himmet ehl-i hayrât Hususan Hâc Molla …
rehber İlâhi ol Habibin Mustafiyi Şefi’ eyle evlada rûz-ı mahşer Hüdâ avniyle bu târihe sâdık Diye şebtâbe seher Allahu Ekber Fî sene H.1279”
Kitabenin günümüz Türkçesine çevirisi şöyledir: “Allah’ın dilediği olur. Onun dilemediği de olmaz. Birçok ……………………. ……………………… Ayakta durdu. Çünkü iyilikler … vakitlerde yayıldı. Bu minare ….
göklere baş çekti Bu hoş minare tamamlandı. Baştan başa yapılarak güzel oldu. Temeli harap olmuş iken Sonsuzluğa sahip olması için yeniden yapıldı. İyilik sahiplerinin gayret ve yardımlarıyla oldu.
Özellikle Hacı Molla rehber … Ey Allahım, Mustafayı dostun yap. Mahşer günü soyumuza şefaat et. Rabbimin yardımıyla bu tarih doğru Geceden sabaha kadar Allah en büyüktür de. Sene M.1862”
4. Minarenin doğu cephesinde, 3 nolu kitabenin üzerinde bulunan altı satırlık 4 nolu kitabenin metni şöyledir: “Zehî sâhib-i mürüvvet Kolağası Mustafi Ağa Olsun hayr-ı memduhî kabûl izzete makrûn Bu serv dilküşan olmuşdu da’sı hâk ile yeksân Zer u sîm ile kıldı efser zîb-u averin mevzun Yazılsun Hilmi’yâ tebrik içün târih sengine Bu âsâr aceb ruh-ı Bilâli eyledi memnun H.1313”
Kitabenin günümüz Türkçesine çevirisi şöyledir: “Bu cömertlik sahibi Kolağası (Yüzbaşı ile binbaşı arasında yer alan rütbe) Mustafa Ağa Büyüklüğünde kabul ederek övülen hayra kavuşmuş olsun. Bu cömert gönül açan hasta yerle bir olmuştu. Altın ve gümüş para ile düzgün süslü tacı yaptı. Taşına Hilmi’yi tebrik için tarih yazılsın. Hayret bu eser Bilal’in ruhunu memnun etti M.1895”
5. Ahşap üzerine sülüs hatla yazılmış, doğu girişin her iki kapı kanadında yer alan 5 nolu kitabenin metni şöyledir: “Hâzâ ameli Mustafi bin Ömer eş-şehir Bahâytarzâde sene H.1318.” Maşaallah sene H.1318.”
Kitabenin günümüz Türkçesine çevirisi şöyledir: “Bu ünlü Baytaroğulları’ndan Ömer oğlu Mustafa’nın işidir, M.1900. Allah nazardan saklasın M.1900”
6.
Kuzeydeki girişin doğu kapı kanadında bulunan on altı satırlık 6 nolu kitabenin metni şöyledir: “El-Maü bila şera ve’l-cami bila kera La’netullâhi Ali târik-i salât Ya Müfettihu’l ebvab İftahi lena hayra’l-bab Menkuş-u bab-ı rahmet oldu inşa Mutabık oldu cami ü bab-ı ziba Mutia yâma fermanına nas Düzüp bir camii babıyla rana Sadası camiin söyler akimuu Salâtı terk içün yülgavne gayya Her giren bedel-i nakd itdi ahali Sezadır mühtedin mefhum-u hakka Allahümme ya hafıyyü’l-eltaf Neccina menemma nehaf Zeki medhinde aciz la nazirdir Bud cennat-i adn fedhulühan Sene 1318”
Kitabenin günümüz Türkçesine çevirisi şöyledir: “Kötülükten uzak olan, gösterişten de tamamen uzak olur. Allah’ın laneti namazı terk edenlerin üzerine olsun Ey kuluna kapılar açan (Allah) Bize, hayırlı kapıyı aç.
Nakışlı rahmet kapısı yapıldı. Güzel kapı, camiye uygun oldu. İnsanların buyruğuna kör itaatkâr Cami kapısına güzellikler düzüp, Caminin sesi yapıldığını söyler.
Namazı terk eden cehennem kuyusuna fırlatılsın Her giren cemaat, elindeki parayı verdi. Doğru yolu bulanlar, besbelli Allah’a layıktır. Bizi korkudan kurtar Zeki övgüsünde aciz ve eşsizdir.
İçinde sürekli kalınacak olan Adn Cennetleri budur. Sene M.1900”
7.
Kuzey girişin batı kapı kanadında bulunan, sülüs hatla yazılmış on iki satırlık 7 nolu kitabenin metni şöyledir: “Ya Fettah Küşade oldu erbab-ı salate Der rahmet mab feyz-i Mevla Lisan-ı hal ile her nakş eyler Bu ziba camiin vasfında güya Düzüb Hacı Muhammed Şambayadi Demadem fedhulü sen manaya İki mısralı bir beyt-i dilara Bırakdı bir eser bi misl-i hemta Didi tarih tanziminde Sıtkı Müretteb oldu bu nev perde inşa Sene 1320 Harrarahü Muhammed Feyzi”
Kitabenin günümüz Türkçesine çevirisi şöyledir: “Ey her şeyi görülmedik biçimlerde açan Allah. Namaz sahipleri, ferah oldu. Merhamet sahipleri, … Her nefes, gönül dili ile söylenir. Zaman zaman sen anlama ….
Sanki bu güzel caminin niteliğidir. Bir sevgili evine, iki mısralık, Düzüp Şambayatlı Hacı Muhammet (Diğer kapı kanadının) Benzeri gibi bir eser bıraktı.
Sıtkı dedi tarih sırasında, Bu yeni kapının yapımı, tertipli oldu. Sene M. 1902 Bunu Muhammet Feyzi yazdı.”
8. Son cemaat yerinin doğu duvarında bulunan pencere üzerindeki, sağına ve soluna iki ayrı tarih düşülmüş altı satırlık 8 nolu kitabenin metni şöyledir: “Bünyâd itmekle say itdi rızâ-ı Rabb-i Âlem Ola makbul dergâh gah-i cümle isarı Ne hâcet hayr-u ihsân cemilin ahlak-ı alâmed Gelüb avuçlarımızdan ikmâline bir cevher târih Bu mamur’u meserret bahş oldu cem’i İslâm Sene H.1319 sene H.1320”
Kitabenin günümüz Türkçesi’ne çevirisi şöyledir: “Bu ferahlığını çoğaltan eyvanı (son cemaat yeri) Hacı Mustafa Ağa Bina etmekle söz verdi. Âlemlerin Rabbi rıza gösterdi. Cömertliği bütün yerlerdeki makamında makbul olsun. Güzelin işaret ahlakı ne gerek hayır ve iyilikte Gelip avuçlarımızdan tamamlanmasına kıymetli bir tarih Bu imar edilmiş sevinç bütün İslam’a ihsan edildi. Sene M.1901 Sene M.1902”
9. Mihrabın üçgen alınlığının kenar bordüründe bulunan Hadis-i Şerif’in metni şöyledir: “Essalâtü imâdüddîn femen ekâmehâ fekad ekâmeddîn ve men terakehâ fekad hedemeddîn sadeka rasülullâh”
Hadis’in meali şöyledir: “Namaz dinin direğidir. Kim namazı dosdoğru kılarsa dinini ayağa kaldırmış ve kim de namazını terk ederse, dinini yıkmış olur. Rasulullah doğru söyledi.”
10. Kuzey girişin üst kısmındaki dairesel madalyon üzerindeki Zümer Suresinin 73. ayetinin metni şöyledir: “Selâmün aleyküm tıbtüm fedhulühâ halidin”
Ayetin meali şöyledir: “Selâm size; tertemiz oldunuz! Artık ebediyen kalıcı kimseler olmak üzere buraya girin!”
11. Taş minberin üzerinde “Eddinü nasihatün (Din samimiyettir)” yazmaktadır.1
6 Şubat Depremlerinden sonra yapılan hasar tespit çalışmasında MER-3 olarak isimlendirilen yapı “Kısmi / Tam göçme” durumunda nitelendirilmiştir.2 Oluşan ağır hasar sebebiyle tamamen yıkılarak rekonstrüksiyonu yapılmıştır.
—–
Bilgiler
Yakındaki müze
Sıkça sorulan sorular
1Adıyaman Ulu Cami nerede?
Adıyaman Ulu Cami, Merkez (Adıyaman), Adıyaman konumunda yer alan bir kültürel miras yapısıdır.
2Adıyaman Ulu Cami ne tür bir yapı?
Adıyaman Ulu Cami MuseConnect kayıtlarında Cami olarak sınıflandırılır (Dini Yapı).
3Adıyaman Ulu Cami hangi döneme ait?
Adıyaman Ulu Cami için kayıtlı dönem / yüzyıl bilgisi: 16. yy, 19. yy.
4Adıyaman Ulu Cami hangi müzeye yakın?
Adıyaman Ulu Cami, Mustafa Yücel Özbilgin Parkı yakınındadır. Müze sayfasından çevredeki diğer kültürel miras yerlerini de görebilirsiniz.
5Adıyaman Ulu Cami tescil durumu nedir?
Kayıtlı durum: Erişilebilir. Bu bilgi kaynak envanterden aktarılmıştır.
Kaynak
Kulturenvanteri.com · Wikidata
Görsel: Yusuf Bilal Çelenk · 2021 · CC BY-NC-ND 4.0