Kalebayır Nekropolü, Balıkesir ili Manyas ilçesi Kalebayır Mahallesi sınırlarında yer almakta olup, antik Mysia Bölgesi içerisinde bulunmaktadır.
Alan, TANAP (Trans Anadolu Doğal Gaz Boru Hattı) Projesi güzergâhında gerçekleştirilen Çevresel Etki Değerlendirme çalışmaları sırasında tespit edilmiş ve arkeolojik potansiyelinin belirlenmesi amacıyla 2015 yılında sondaj çalışmaları yürütülmüştür.
Sondajlar sonucunda elde edilen veriler doğrultusunda Bursa Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu tarafından alanda kurtarma kazısı yapılmasına karar verilmiş, çalışmalar Bandırma Müzesi Müdürlüğü başkanlığında ve REGIO Kültürel Miras Yönetim Danışmanlığı’nın teknik desteğiyle 1 Ekim–5 Aralık 2015 tarihleri arasında gerçekleştirilmiştir.
Kazılar, boru hattı güzergâhının 1627+780 ile 1627+919 kilometreleri arasında kalan bölümlerde yürütülmüştür.
Tarihsel ve Coğrafi Çevre
Kalebayır Nekropolü, tarih boyunca önemli yerleşim ve ulaşım ağlarının kesiştiği Manyas Havzası içerisinde yer almaktadır.
Bölge, Daskyleion, Kyzikos ve antik kaynaklarda adı geçen Phemenio–Poimanenon gibi önemli yerleşim merkezlerine yakınlığıyla dikkat çekmektedir.
Mysia Bölgesi’nin bir parçası olan havza, Tunç Çağı’ndan Roma ve Bizans dönemlerine kadar kesintisiz yerleşim görmüş; özellikle Roma döneminde bölgesel ulaşım ve ticaret ağları açısından önemli bir konum kazanmıştır.
Bu durum, Kalebayır Nekropolü’nde ortaya çıkarılan mezar mimarisi ve mezar buluntularında da açık biçimde gözlenmektedir.
Kazı Çalışmaları ve Metodoloji
Kazı çalışmaları, boru hattı koridoru içerisinde planlanan kurtarma kazıları ve ilave sondajlardan oluşmuştur. Alanda dört büyük açma (A1, A2, B1 ve B2) ile çeşitli sondaj çalışmaları gerçekleştirilmiştir.
Kazılar sırasında ortaya çıkarılan mezarlar, mimari kalıntılar ve küçük buluntular ayrıntılı biçimde belgelenmiş; plan çizimleri, fotoğraflar ve CBS destekli koordinat kayıtları hazırlanmıştır.
Çalışmalar arkeolog, antropolog, harita mühendisi ve müze uzmanlarından oluşan disiplinler arası bir ekip tarafından yürütülmüştür.
Nekropol Alanı ve Mezar Tipolojisi
Kalebayır Nekropolü’nde gerçekleştirilen kazılar sonucunda yaklaşık 400 m²’lik alanda toplam 71 mezar ortaya çıkarılmıştır.
Nekropolde beş farklı mezar tipi tespit edilmiştir: kiremit çatma mezarlar, taş sanduka mezarlar, kompozit mezarlar, basit toprak gömüler ve kiremit örgü mezarlar.
Bu çeşitlilik, alanın uzun süreli kullanım gördüğünü ve farklı gömü geleneklerinin bir arada uygulandığını göstermektedir.
Kazı alanında toplam 308 envanterlik ve 218 etütlük eser ele geçirilmiş; bunların önemli bir kısmını sikkeler, seramik kaplar, cam eserler ve metal buluntular oluşturmuştur.
Nekropolde en yaygın mezar tipi 34 örnekle temsil edilen kiremit çatma mezarlardır. Bu mezarlarda ölülerin ahşap sedyeler üzerine yerleştirildiği, ardından kısmen yakıldığı ve üzerlerinin üçgen prizma biçiminde yerleştirilen kiremitlerle kapatıldığı anlaşılmıştır. Mezarlar içerisinde tespit edilen yanık kemikler, kömürleşmiş ahşap kalıntıları ve demir çiviler kremasyon uygulamasının varlığını ortaya koymaktadır.
Özel Nitelikli Mezarlar ve Bulgular
Kazının en dikkat çekici bulgularından biri B1 açmasında ortaya çıkarılan M61 numaralı kompozit mezardır.
Anakaya içerisine oyularak oluşturulan bu mezarda devşirme taş bloklar ve kiremitlerle dikdörtgen planlı bir mezar yapısı inşa edilmiştir.
Mezarın içerisinde kurşun kaplamalı bir tabut bulunmuş, tabutun iç yüzeyinde kırmızı ve mavi renkli ahşap kaplamalar tespit edilmiştir.
Ayrıca mezarda cam balsamarium, cam bardak, pişmiş toprak unguentarium ve bronz ayna gibi ölü hediyeleri ele geçirilmiştir. Buluntuların tipolojik özellikleri mezarın MS 2.–3.
yüzyıllara tarihlenebileceğini göstermektedir. Bu özellikleriyle M61 mezarı, Kalebayır Nekropolü’nün en önemli arkeolojik buluntularından biri olarak değerlendirilmelidir.
B2 açmasında ise mezarların yanı sıra yaklaşık 11 × 6 metre boyutlarında bir mimari yapı kalıntısı ortaya çıkarılmıştır. Yapı içerisinde sıkıştırılmış toprak taban, ocak alanı, ahşap direk yuvaları ve anakayaya oyulmuş depolama çukurları belirlenmiştir. Ayrıca dört adet in-situ depolama küpü (pithos) tespit edilmiş, bu durum nekropol alanının yakın çevresinde yerleşim faaliyetlerinin de bulunduğunu göstermiştir.
Küçük Buluntular ve Kronoloji
Kazılar sırasında bronz sikkeler, kandiller, cam unguentariumlar, balsamariumlar, cam bardaklar, bronz aynalar, demir çiviler, kemik takılar, figürin parçaları ve çeşitli seramik eserler ele geçirilmiştir.
Bu buluntuların büyük bölümü Roma İmparatorluk Dönemi karakteri göstermektedir. Özellikle mezarlarda bulunan cam kaplar ve metal eserler, nekropolün MS 2.–3. yüzyıllarda yoğun biçimde kullanıldığını ortaya koymaktadır.
Bununla birlikte bazı mezar tipleri ve mimari unsurlar alanın Geç Roma ve Erken Bizans dönemlerinde de kullanım görmüş olabileceğine işaret etmektedir.
Değerlendirme ve Sonuç
Kalebayır Nekropolü’nde gerçekleştirilen kurtarma kazıları, Manyas Havzası’nın Roma Dönemi ölü gömme gelenekleri hakkında önemli bilgiler sağlamıştır.
Farklı mezar tiplerinin bir arada bulunması, bölgedeki toplumsal ve kültürel çeşitliliği yansıtmaktadır.
Özellikle kremasyon uygulamalarının yaygınlığı, Roma dönemi gömü geleneklerinin yerel yansımalarını göstermesi bakımından dikkat çekicidir.
Kurşun tabutlu M61 mezarı ise hem mimari özellikleri hem de zengin mezar hediyeleri nedeniyle nekropolün seçkin bireylere ait gömüler de içerdiğini ortaya koymaktadır.
Nekropol alanında tespit edilen mimari kalıntılar ve depolama yapıları, mezarlık alanının çevresinde yerleşim faaliyetlerinin bulunduğunu göstermekte; böylece Kalebayır’ın yalnızca bir mezarlık alanı değil, aynı zamanda bir yerleşim sistemiyle ilişkili kültürel peyzajın parçası olduğunu düşündürmektedir.
Sonuç olarak Kalebayır Nekropolü, Roma Dönemi Mysia Bölgesi’nin gömü gelenekleri, sosyal yapısı ve yerleşim organizasyonu hakkında önemli veriler sunan arkeolojik bir alan olarak değerlendirilmelidir.
Kaynak: REGIO Kültürel Miras Yönetim Danışmanlığı. (t.y.). REGIO Kültürel Miras Yönetim Danışmanlığı. Erişim tarihi 19 Haziran 2026, REGIO Kültürel Miras Yönetim Danışmanlığı adresinden alınmıştır.